Doğu Karadeniz bölgesi evleri Mimarisi ile 3 değişik yapı tarzından oluşmaktadır.

1. Taş Yontulu, taş duvar işçilikli dış görünüm.

Bu bina tarzı daha çok zengin kesimin ve büyük aile topluluklarının bir arada olması için yapılan binalardır. Bu binalar genellikle 2–3 kattan oluşur. Ancak binanın arka kısmı mutlaka bir kat eksiktir. Yani önden 3 kat ise arkadan 2 kattır. Önden 2 ise arkadaki kat yükseltisi 1 dır. Buna halk dilinde Mezonlu yapılaşma denir. Arazı dik yar şeklindedir. Arkadan bir ila iki metre taş duvarla yükseltilen bina öne doğru meyilin getirdiği yar, teraziye alındığında bir kat yükseltisi doğar. Bu yükselti enine bir duvarla kesilir, kesilen duvar dikey olarak bölündüğünde ahır ve odunluk gibi kullanma alanları oluşur. Binanın dış bölümü tamamen yontma taşla örülüdür. Bazen sıva ile kapatılır.

2. Moloz Dolgulu Dış Cephe.

Yapının plan özellikleri ilki ile aynıdır. Sadece dış cephede değişiklikler vardır. Ekonomik, basit ve ucuz maliyeti yoksul kesimin tercih ettiği inşaat türüdür. Dış cephesinin yapısal özellikleri şöyledir. Önden birinci kat yükseltisinde arkadan ise bir ila iki metrelik subasman duvarı üzerine kiriş görevi yapan 30x40 cm kestane kalası döşenir. Bu kalaslara açılan oyuklar içerisine kolon görevi yapacak olan dört bir köşedeki dikey kalasların özel olarak açılmış kama ucu geçirilerek dikey iskeletler oluşturulur. Bu dikeyler kapı ve pencere aralıklarını belirler. Ayrıca daha dar ve ince kalaslarda 20 cm mesafelerde dizilir. Bu aralıklar içerisinde 20 veya 30cm’lik takozlar zikzak şeklinde çakılır. Bütün ev bu zikzakla örülür. Daha sonra kırık taşlar kireç harcı ile bu tahta zikzakların içine yerleştirilerek duvar tamamlanır iç mekân sıvanır. Bazen dış mekânda sıvanmaktadır. Tabiî ki bu dikmeler yukarıda yanı çatının yatay kirişleri arasında kalır. Yani altta su basman, üstte çatı kirişi kalasların oyuklarına kama uçlar geçirilerek üst kiriş tamamlanır. Çatıda Ongore denilen bazen bir tane bazen iki taneden oluşan 40x40 ebadında tek parça 10–15 m uzunluğunda kiriş kalasla bağlanır binanın esnemesi önlenir. Daha sonra çatı iskeleti inşa edilir. Çatı genelde Semer ile Dört Omuz (Piramit) çatının karışımı tercih edilir. Evin doğu kısmı mutfak, oturma bölümünün üzeri Semer Çatıdaki gibi ters “V” harfine benzer ancak “V” harfi gibi olmasına rağmen tepe noktası yuvarlak bir açı arz eder. Çatının batı yönü Piramit gibidir yanı 3 omuz ortada birleşir. Ön kısmı Semer gibi görülmektedir. Bu binanın inşası daha kolay ve daha basit olduğu için tabiata da direnci azdır.

3. Dolma Taş Mimarili Bina.

Gerçek KARADENİZ evinin tüm özelliklerini taşır. İlk iki tarzdaki gibi zemin derzli taş duvarla bir kat seviyesine ulaşmıştır. Duvar üstü 30x40cm’lik kestane kirişi ile dönülmüştür. Kirişlerde açılan oyuklara dikey bölümler 30 cm aralıklarla tamamlanır.30x35cm’lik ön yüzü düz arkaya doğru kabalaşan dere veya deniz taşı yerleştirilir.25cm’lik üst bölüm de kertilmiş dikmelerin arasına yatay kestane ağacından yapılmış bölmeler yerleştirilir ve bir diğer taş o bölmeden sonra yeniden üste konarak dolma taş görünümlü duvar oluşur. Dışardan bakıldığında 30x35cm’lik bölmelerin içinde elipsi görünümlü taşlarla kaplanmış oval yerler kireç derzleri ile tamamlanarak dış yüzeyi oluşturmuştur. Binanın iç bölümleri ise tamamen ahşaptır.

Binanın duvar üzeri kirişleri ile tavan üstü kirişleri arasında her 2–3 metrede bir dikey kestane keresteli kolonlar vardır. Bu kolonların üstü ve dibi oyuk kirişlere geçmedir. Dikey kolonların ortası 5,5 cm eninde ve 5,5 cm derinliğinde oyuk mevcuttur.2 kolon oyuğundan(kanal) yatay olarak Daraba denilen 30–40–50 cm genişliğinde 5–5,5 cm kalınlığındaki tahtalar indirilir. Her tahtanın baş, orta ve dip kısmında bir kalem kalınlığında açılan 5cm derinlikli deliklerin arasına kumar ağacı çubuğu çivi görevi için çakılır. Bu yöntemle oluşan tahta duvar(Daraba)nın esnemelerde sağa sola gitmemesi düzgün ve sağlam görünmesi içindir. Zira kestane tahtası zaman içerisinde esneyerek şekil değiştirebilmektedir. Taş duvar ve ahşabın bina içerisinde bölümleri oluşturması anılan şekildedir. Bina daha çok kare veya kareye yakın dikdörtgen alan üzerine kurulur. Örnek;10x11-12x15 gibi. Gerçek KARADENİZ Binasında hiç Metal Çivi kullanılmamıştır. Geçme ve Mzkulu denilen ağaç çivilerle inşa edilmektedir. Şimdi plan ve inşayı inceleyelim. KARADENİZ evi genelde her yerde aynı plandadır. Evin kapısı daima Güney yönündedir. Kapı girişinde ara alan mevcuttur. Bu ara alana ayakkabılıklar, yağmurluk, şemsiyelik vs. yanında Onshone denilen çatıya çıkılan yerdir. Ayrıca balta, burçuli, güdeli, tikina, herhi (Aykırı bıçkı) keser vs. gibi ev aletlerinin konulan yeridir. Ara bölüm bu kapı ile oturma odasına ve mutfağa açılır. Bu alan evin en büyük alanıdır. Güney tarafında yanış oda Kuzey tarafında ebeveyn odası ve bitişiğinde Çüt Oda (Kiler) vardır. Batıya açılan kapı hayattır. Hayat odanın tam ortasında yine Kuzey tarafı Köşk denilen misafir odasına ikili kapı ile açılır. Güney tarafındaki Didi odası ise yine iki kapı ile açılır. Hayat buhat görevi yapar her yere oradan gidersiniz. Örneğin; Çüti Oda ile Kuzeydeki Köşk Odası arasında Hayat Odasından girilen 1,5 – 2 m eninde uzun bir koridorla (Sokak) evin dışına ek inşa edilen ancak evle birlikte olan tuvalete açılır. Tuvaletten ayrıca dışarıya çıkılabilen dar bir merdiven vardır. Yani Laz evlerinde giriş kapısının yanında tuvalet sofasından ayrıca ikinci bir kapı daha vardır ki bu yangın, zelzele gibi doğal afetlerde evi erken terk etmek içindir. Zira Laz evlerindeki pencerelerde yatay demirler vardır. İnsan girmemesi için bu yatay demirler pencerenin yanındaki sağlı sollu kepenkler kolakidi (Kilit) takılarak kapatılır. İnsan ve büyük eşya tahliyesi mümkün değildir. Pencereler yarıya kadar üstten sabit doğramalardan oluşur. Aşağıdan yukarıya çalışan diğer yarısı pervaz arasındaki kanalda iner ve çıkar içerden kapatıldığında dışardan açılması mümkün değildir. Kapılar kalasların yan yana getirilerek yukarda ve aşağıdan çakılan kemerlerden oluşur. Sadece Didi Oda ile Köşk Odasına açılan iki kapılar süslü ve oymalıdır. Diğer kapılar kaba ve kuvvetlidir. Mutfakla oturma odası birliktedir. Evin her tarafı döşeme tahtasıyla kaplı olmasına rağmen mutfakta yer basılmış toprakla kaplıdır. Tavanda ise tahta çakılı değildir. Gerekçesi ise mutfakta açık ateş (Keya) ocağı yakılır. Duman, tavanı olmayan çatıdan dışarı kiremit arasından çıkar o yüzden ahşap duman isi ile kaplıdır. Buna Zsola denir. Tavandan sarkan bir zincir ve açık ocaktaki saçak üzerine konan tencere ve kazanda yemek pişirilir. Zemin toprak olduğu için yangın tehlikesi az olmaktadır. Hayata açılan kapıların sağında ve solunda raflar vardır. Bu binanın inşasıyla birliktedir. Raflar, tabak, çanak kaşık vs. gibi mutfak gereçleri içindir. Rafların üzeri boydan boya gömme terekle kaplıdır. Buralara kabak konur. Didi odada musandıra denilen gömme bir gardırop vardır. Elbisenin yanında yedek şilte, yatak, yorgan, battaniye gibi eşyalar konur. Binanın en önemli yerlerinde biri de her yatak odasında hamam vardır. Hamam normalde döşeme gibi görünür. Kapak kaldırıldığında 1 m3 civarında gömme hamam ortaya çıkar. Hamam zemini alttaki ahır üstüdür hamamın derinliğinde ara kat olduğunda gerek alttan hayvan ve gübre kokusu yukarı çıkmaz gerekse hamam alttan bakıldığında görünmez. Eve giriş merdiveni taş örgülüdür. Harçsız uzun ve enli taşlar basamak şeklinde dizilir. Merdiven gayet geniştir. Merdiven başı bazen 5–6 m2’lik alandan müteşekkil olur. Buradan Antreye girilir. Merdiven bazen yarım daire şeklinde de olabilmektedir.

Anılan binanın tüm özelliği taş, toprak, kireç, kum ve kestane kerestesidir. Kestane, yumuşak demir işlenebilir çelik yerinedir. Bir kestane kerestesi doğada 300 yıl dayanabilmektedir. Çatı toprak pişimi kiremitle örtülüdür. Kiremit türü ise oluklu oluşudur. İki düz bir ters örtümle çatı kaplanır.

Sayın Ali İmdat ÖZÇAKMAK’ In “DÜNDEN BU GÜNE ARHAVİ” adlı kitabından alıntı yapılmıştır. Teşekkür ederiz Ali Abi...